Sonuç ne olursa olsun;
Yüz yüze olunca futbol, yan yana olunca teknik adamlar daha bir sevimli oluyor..
Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya’nın basın toplantısına şahitlik, Selfie çekimine de ortaklık edince’sin “O SEVİMLİLİK” geliyor, nezaketle elinizden öpüyor…
Bayramın ikinci gününde futbolcular beraberliğe razı, kalemimiz yarenliğe yatkın olunca;
Maçtan sonra basın toplantısında....
Galip gelseydik;
Mağlup olsaydık;
Berabere kaldık;
Ama bitmedi!
Durun!
Daha yeni başlıyoruz…
XXX
Fahri Gündüz seviyeli, saygılı bir çocuktur.
Onun için iç saha, dış saha fark etmez.
Koşturur!
Futbol dünyasından çok dostu, arkadaşı, yazarı, çizeri, futbolcusu, teknik adamı vardır.
Bilirim!
Ve
Çok belli eder!
Uzun bir süre; kendisine ait internet gazetesinde köşe yazdığım da doğrudur.
Dün!
Boluspor Bandırmaspor karşılaşmasından önce hem bayramlaştık, hem de kısa bir süre ayaküstü sohbet ettik.
Samimi, saygılı, tebessümlü cümleler kurduk, kuruntu ve kibirden uzak durduk.
Tabii..
Uçarı kaçarı yoktu; mevzu döndü dolaştı Boluspor’a kondu.
Teknik heyete, futbolculara, ara transfere kadar uzandı.
Aynı yolun yolcusu olsak da; spor üzerinden route olarak ayrı yollarımız, aykırı sayılacak tercihlerimiz, meseleyi ifade ediş tarzımızda, kalem, kurgu ve yazı karakteri olarak farklılıklarımız yok değil.
Sevgili Fahri;
Sohbetin bir ve son noktasından ilginç ve doğru bir tespitle hamle yaptı.
Sırası ile!
Ve Fakat!
Asıl muhatabı vuracağına; durdu durdu geldi ismimle beni vurdu.
İsabet ettiremediği gibi; kast ettiği beni yine/yeniden ıskalamış oldu.
Galiba!
Sportif Direktörlük görevini üstlenen sonra istifa eden Ömer Özen’i kast ederek;
Muhatabı olmadığım konu, muhatap kabul etmediğim bir şahıs üzerinden ismimin zikredilmesine üzüldüm.
XXX
Ben oyunda beraberlikten haz etmem, pata kalmaktan da nefret ederim.
Netice olarak!
Boluspor Bandırmaspor karşılaşması beraberlikle sonuçlandı.
O beraberlik şurada bi dursun.
Gelelim!
Sevgili Fahri…
Bu cümleden olarak;
Muhataba almışlığım olmadığı gibi, sövmem de, övmem de olmamıştır.
Transferlerin yanlış ve isabetsiz olduğuna şahitlik eder; altına imzamı atarım.
O ayrı!
Ben bildiklerimi, gördüklerimi yazmaya özenirim.
Sen de bildiklerini, gördüklerini isim isim yazmış olsaydın sohbet havada kalmamış; ben de bu mevzua girmemiş olur, ben demiştim demeye hakkın olurdu.
Ben!
Futbolcularla, teknik adamlarla, kulüp yönetimi ile yakın temas kuran, bunu işinin bir parçası olarak gören, antrenman, kamp, deplasman gibi canlı süreçlerin içinde olan biri değilim.
Onu diyorum!
Bir de!
Şunu diyorum?
Orada olsam; gördüklerimi, yaşadıklarımı, şahitlik ettiklerimi yazmaya yeltensem;
Tsunamiler bile kalemimdeki fırtınaları kıskanır, insanlar şemsiyeme muhtaç olurdu.
Her ne ise…
XXX
Baştan yazamadım..
Biraz da maçtan yazayım..
Boluspor Bandırmaspor karşılaşmasında başladığı kadro ile bitirmesini kulübenin kifayetsiz oluşuna bağladım.
Karşılaşmanın hakkı beraberlik, Suat Kaya’nın aklı sakatlıklarda idi.
Suat Hoca!
Her türlü serzenişten, her türlü yazı ve kalemden daha etkili bir pratiği yönetiyor.
Duyuma dayalı yazacak, kulüpte yatacak halimiz yok.
XXX
O zaman!
Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya Hoca özelinde birkaç dip not düşelim…
Suat Hoca her insan gibi
Suat Hoca her teknik adam gibi
O diil de!