Ben, DEHB ve disleksi tanısı olan bir birey ve bir anne olarak hayatı hep biraz daha fazla çabayla öğrendim. Satır aralarını kaçırdığım, harflerin yer değiştirdiği, zihnimin aynı anda bin düşünceyle dolup taştığı zamanlar oldu. Ama şimdi dönüp baktığımda görüyorum ki; o zorluklar beni güçlü, dirençli ve mücadeleci bir kadın yaptı.
Bugün Bolu Disleksi Derneği İl Başkan Yardımcısı olarak bu misyona katkı sunuyor, hem kendi hikâyemi hem de özel gereksinimli çocuklarımızın hikâyelerini görünür kılmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki anlaşılmak, bir çocuğun hayatında en büyük iyileştirici güçlerden biridir.
Kızımla birlikte karateye başladığımız gün, aslında sadece bir spor salonuna adım atmadık. Ben kendi çocukluğuma, yarım kalmış cesaretime, bastırılmış özgüvenime de yeniden dokundum. Karate bize sadece fiziksel bir disiplin kazandırmadı.
O;
* Zihinsel odaklanmayı,
* Sabretmeyi,
* Hedef koymayı,
* Düştüğünde yeniden kalkmayı öğretti.
DEHB ve disleksi olan çocuklarımız için spor; sadece enerji atmak değildir. Spor, beynin ritmini düzenleyen bir denge unsurudur. Odaklanmayı güçlendirir, problem çözme becerilerini destekler, akademik hayata umut olur. En önemlisi de “yapabiliyorum” duygusunu kazandırır.
Ben bir iş kadınıyım. Hayatın temposu, sorumluluklar, beklentiler hiç azalmıyor. Ama aynı zamanda bir anneyim. Ve şimdi bir de karate yapan bir kadınım. Üniformamı giydiğimde sadece bir sporcu olmuyorum; kızım için cesaretin canlı örneği olmaya çalışıyorum. Ona şunu göstermek istiyorum:
Zorluklar kader değildir. Disiplin ve inançla dönüştürülebilir.
Spor bize maddi bir yük değil; içsel bir güç kazandırdı. Salonun içinde attığımız her adım, attığımız her tekme, yaptığımız her selam; aslında hayata karşı verilen küçük ama anlamlı bir mücadeleydi.
Bu köşede, sporun özel gereksinimli çocuklarımızın hayatında nasıl bir dönüştürücü güç olduğunu paylaşacağım. Çünkü biliyorum ki her çocuk doğru rehberlikle kendi potansiyelini ortaya çıkarabilir.
Tüm anne babalara seslenmek istiyorum:
Kendi geçmişinizden korkmayın. Onu güce dönüştürün. Çocuklarınıza fırsat verin. Sporun disiplininde, onların özgüveninin nasıl filizlendiğini göreceksiniz.
Ben Füsün Sosa.
Bir anneyim.
Bir iş kadınıyım.
Ve karate yapan bir kadınım.
Ama hepsinden önce; zorlukları güce dönüştürmeyi öğrenmiş bir kadınım.