OKUL ZİLİ ÇALIYOR, HAYATIN ZİLİ SUSMASIN!

Yaz tatili bitti...

Tatilin neşesi, uzun günler, parklar, sahalar ve birbirinden güzel etkinlikler geride kaldı. Şimdi yeni bir eğitim ve öğretim yılının heyecanı kapımızda.

Bu hafta okul zilleri çalacak; çocuklarımız derslerine, öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuşacak.

Ama gelin, bu yıl bir şeyi özellikle unutmayalım:

Okul zili çaldığında sporun zilini susturmayalım.

Özellikle özel gereksinimli çocuklarımız için yaz boyunca devam eden sporlar, etkinlikler ve sosyal çalışmalar sadece birer aktivite değildir.

Onlar için spor; hareket etmekten çok daha fazlasıdır. Spor, özgüvendir. Spor, iletişimdir. Spor, bağımsızlıktır. Spor, “Ben de yapabilirim.” diyebilmektir.

Bu nedenle yaz boyunca büyük bir heyecanla devam ettikleri spor ve etkinliklerin, okul açıldığında bir anda hayatlarından çıkarılmaması gerekiyor.

Çünkü özel gereksinimli bir çocuğun gelişimi, okul kapısında başlayıp okul kapısında bitmez.

Çocuklarımız sınıfta matematik öğrenirken sahada da hayatı öğreniyor.

Bir topun peşinden koşarken sadece fiziksel güçlerini değil, cesaretlerini de geliştiriyorlar. Bir takımın parçası olurken yalnızca oyun oynamıyor; paylaşmayı, beklemeyi, kazanmayı ve kaybetmeyi öğreniyorlar.

Ve belki de en önemlisi…

Bir gün kendilerine “Yapamam.” diyen o küçük sese karşı, spor sayesinde “Ben yapabilirim!” diyebiliyorlar.

İşte bu yüzden okul dönemi başladığında çocuklarımızı yalnızca ders programlarına sıkıştırmamalıyız.

Elbette dersler, ödevler ve sınavlar önemli.

Fakat çocuklarımızın hayatından oyunu, sporu, sanatı ve sosyalleşmeyi çıkardığımızda onların gelişiminin önemli bir parçasını da eksiltmiş oluruz.

Özellikle özel gereksinimli çocuklarımızın hayatında devamlılık çok kıymetli.

Yazın kazandıkları becerilerin sonbaharda kaybolmasına izin vermeyelim.

Yazın açılan spor kapısını, okul açıldı diye kapatmayalım.

Ailelere, öğretmenlere, antrenörlere, spor kulüplerine ve kurumlara burada önemli bir çağrımız var:

Çocuklarımızı “ders mi, spor mu?” ikilemine mahkûm etmeyelim. Onlara hem eğitimde hem sporda kendilerini gerçekleştirebilecekleri bir hayat sunalım.

Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı yalnızca akademik başarı değildir.

Onların ihtiyacı; hareket etmek, üretmek, arkadaş edinmek, kendine güvenmek, başarmak ve hayata dahil olmaktır.

Ve unutmayalım:

Bir çocuğun hayatına dokunan her spor, geleceğine atılmış güçlü bir adımdır.

Yeni eğitim ve öğretim yılında en büyük dileğimiz; özel gereksinimli çocuklarımızın da bütün çocuklarımızın da okulda öğrendiklerini hayatın içinde deneyimleyebildiği, sporla, sanatla ve sosyal yaşamla büyüyebildiği bir yıl olması.

Çünkü biz biliyoruz ki;

Her çocuk özeldir.
Her çocuğun bir yeteneği vardır.
Ve her çocuğun o yeteneği ortaya çıkaracak bir fırsata ihtiyacı vardır.

Okul zili çalsın. Dersler başlasın.

Ama sporun, oyunun, arkadaşlığın, hayallerin ve hayatın zili hiç susmasın.

Yeni eğitim ve öğretim yılında başta özel gereksinimli çocuklarımız olmak üzere tüm çocuklarımıza sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir yıl diliyoruz.

Yeni eğitim ve öğretim yılımız hepimize hayırlı olsun.
Çocuklarımızın yolu açık, geleceği aydınlık olsun.
 heart

 

Yazarın Diğer Yazıları